Koza Via

Yas Süreci

Yas, hayatımızda önemli bir yere sahip olan bir kişiyi, ilişkiyi, yaşam biçimini ya da bizim için değer taşıyan bir durumu kaybetmenin ardından yaşadığımız doğal ve kişisel bir süreçtir. Çoğu zaman yas denildiğinde akla yalnızca bir yakının vefatı gelse de aslında yas; ayrılık, boşanma, iş kaybı, taşınma, ciddi bir yaşam değişikliği, sağlıkla ilgili kayıplar veya kişinin geleceğe dair kurduğu bir planın gerçekleşmemesi gibi pek çok farklı durumun ardından ortaya çıkabilir.

Bir kaybın ardından ortaya çıkan duygular her insan için aynı değildir. Bazı kişiler yoğun bir üzüntü yaşarken bazı kişiler öfke, suçluluk, şaşkınlık veya boşluk hissedebilir. Bazıları ise yaşanan olayın hemen ardından güçlü bir tepki vermeyebilir. Bu durum, kişinin kaybı daha az önemsediği anlamına gelmez. Yasın nasıl yaşandığı; kişinin yaşam öyküsü, kaybedilen kişiyle olan ilişkisi, önceki deneyimleri, sosyal çevresi ve mevcut yaşam koşulları gibi birçok faktörden etkilenir.

Bu nedenle yas sürecinde tek bir doğru tepki veya herkes için geçerli olan belirli bir zaman çizelgesi bulunmaz. Yas, kişinin kayıpla birlikte değişen yaşamına yeniden anlam vermeye ve yeni koşullara uyum sağlamaya çalıştığı kişisel bir süreçtir.

Yas Nedir?

Yas, bir kaybın ardından kişinin fiziksel, duygusal, bilişsel, sosyal ve davranışsal düzeylerde yaşayabileceği doğal tepkilerin bütünüdür.

Kayıp sonrasında kişi yalnızca bir insanı ya da nesneyi kaybetmiş olmaz. Aynı zamanda birlikte oluşturulan günlük rutinler, gelecek planları, alışkanlıklar, roller ve ilişkiler de değişebilir. Bu nedenle yas, yalnızca “üzülmek” olarak değerlendirilmemelidir.

Bir yakının kaybından sonra;

  • Yoğun üzüntü,
  • Özlem,
  • Yalnızlık hissi,
  • Öfke,
  • Suçluluk,
  • Şaşkınlık,
  • İnkar,
  • Kaygı,
  • Boşluk hissi,
  • Dikkat dağınıklığı,
  • Uyku ve iştah değişiklikleri

gibi pek çok farklı tepki ortaya çıkabilir.

Bazı kişiler kaybın hemen ardından yoğun bir duygusal tepki verirken bazı kişiler daha sakin görünebilir. Özellikle ilk dönemlerde yaşanan şaşkınlık ve gerçeklik hissindeki değişiklikler nedeniyle kişinin duygularını tam olarak fark etmesi zaman alabilir.

Yas Sürecinin İlk Dönemi

Kayıptan sonraki ilk günler ve haftalar çoğu kişi için oldukça yoğun olabilir. Yaşanan olayın gerçekliğini kabul etmek zorlaşabilir. Kişi zaman zaman kaybın gerçekleşmediğini düşünmek isteyebilir veya günlük yaşamına kısa süreliğine normal şekilde devam edebilir.

“Gerçekten oldu mu?”, “Bundan sonra ne olacak?” veya “Nasıl devam edeceğim?” gibi düşünceler sıkça ortaya çıkabilir.

Bu dönemde kişinin günlük işlerini sürdürmekte zorlanması, odaklanamaması veya normalden daha unutkan hissetmesi mümkündür. Uyku düzeninde ve iştahta değişiklikler de görülebilir.

Bazı kişiler çok ağlarken bazı kişiler hiç ağlamayabilir. Bazıları sürekli konuşma ihtiyacı hissederken bazıları yalnız kalmayı tercih edebilir.

Bu farklılıkların her biri yasın kişisel doğasının bir parçasıdır.

Yas Sürecinde Yaşanabilecek Duygular

Yas tek bir duygudan oluşmaz. Aynı gün içerisinde hatta aynı saat içerisinde birbirinden oldukça farklı duygular yaşanabilir.

Üzüntü ve Özlem

Kayıptan sonra en sık karşılaşılan duygulardan biri üzüntüdür. Kişi kaybettiği insanı, birlikte geçirilen zamanı veya artık devam etmeyen yaşam biçimini özleyebilir.

Özlem bazen belirli bir eşya, fotoğraf, koku, şarkı, mekan veya günlük alışkanlıkla tetiklenebilir. Uzun süre hiçbir şey hatırlatıcı olmadığı halde bir anda yoğun bir özlem ortaya çıkması da mümkündür.

Öfke

Yas sürecinde öfke de oldukça sık görülebilen bir duygudur.

Kişi yaşananlara, kendisine, çevresindeki insanlara, sağlık çalışanlarına veya hayatın adaletsizliğine karşı öfke hissedebilir. Bazen kaybedilen kişiye karşı bile kızgınlık yaşanabilir.

Bu tür duygular kişinin kaybettiği insanı sevmediği veya önemsemediği anlamına gelmez.

Suçluluk

“Keşke daha önce arasaydım.”

“Keşke o gün yanında olsaydım.”

“Keşke farklı davransaydım.”

gibi düşünceler yas döneminde oldukça sık görülebilir.

Kişi geçmişte yaptığı veya yapmadığı davranışları tekrar tekrar değerlendirebilir. Olayları geriye dönük olarak değiştirme isteği suçluluk duygusunu artırabilir.

Ancak yas sürecinde zihnin geçmişteki olaylara farklı bir bakış açısıyla dönmesi oldukça yaygındır. Kişinin kendisini sürekli olarak suçlaması, yaşanan kaybın sorumluluğunu gerçekçi olmayan biçimde üzerine almasına neden olabilir.

Boşluk ve Yalnızlık

Özellikle günlük yaşamın önemli bir parçası olan bir kişinin kaybından sonra hayatın anlamını veya günlük rutinleri sürdürmenin nedenini sorgulamak mümkün olabilir.

Evdeki sessizlik, alışılmış telefon görüşmelerinin artık yapılmaması veya birlikte gerçekleştirilen günlük aktivitelerin ortadan kalkması yoğun bir boşluk hissine yol açabilir.

Bu duygular zaman içerisinde değişebilir. Yasın amacı kişinin kaybı unutması değil, kayıpla birlikte değişen yaşamına uyum sağlayabilmesidir.

Yasın Belirli Evreleri Var mıdır?

Yas hakkında konuşulurken sıklıkla “yasın evreleri” kavramı kullanılır. Ancak yas sürecini herkesin aynı sırayla ve aynı şekilde yaşadığı düşünülmemelidir.

İnkar, öfke, pazarlık, depresif duygular ve kabullenme gibi kavramlar yas üzerine yapılan çalışmalarda sıkça ele alınmıştır. Fakat bu kavramların her bireyde aynı sırayla ortaya çıkması veya kişinin her bir aşamadan mutlaka geçmesi gerekmez.

Bir kişi bir gün kendisini daha iyi hissederken ertesi gün yoğun bir üzüntü yaşayabilir. Kişi zaman içerisinde aynı duygulara tekrar tekrar dönebilir.

Bu nedenle yas sürecini kesin sınırları olan bir yol haritası olarak görmek yerine, kişinin kaybına ve değişen yaşamına uyum sağlama süreci olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır.

Yas Sürecinde Günlük Yaşam

Yas sırasında kişinin günlük yaşamını sürdürmesi zorlaşabilir. İşe gitmek, ders çalışmak, insanlarla iletişim kurmak veya daha önce kolaylıkla yapılan işleri gerçekleştirmek ciddi bir çaba gerektirebilir.

Bu dönemde kişinin kendisinden hemen eski performansını göstermesini beklemek gerçekçi olmayabilir.

Uyku düzenine dikkat etmek, mümkün olduğunca düzenli beslenmek, kısa yürüyüşler yapmak, yakınlarla iletişimi sürdürmek ve günlük yaşamda küçük rutinler oluşturmak destekleyici olabilir.

Kişinin bütün hayatını bir anda düzene sokması gerekmeyebilir. Bazen gün içerisinde yapılacak birkaç temel işi tamamlamak bile yeterli olabilir.

Yas Tutarken Kendimize Nasıl Destek Olabiliriz?

Yas sürecinde kişinin kendisine karşı daha anlayışlı olması önemlidir.

Duyguları bastırmaya veya sürekli güçlü görünmeye çalışmak yerine, ortaya çıkan duyguların fark edilmesine izin vermek kişinin yaşadığı süreci anlamlandırmasına yardımcı olabilir.

Güvenilen insanlarla konuşmak, yaşananları paylaşmak ve ihtiyaç duyulduğunda yalnız kalabilmek bu dönemde önemli olabilir.

Bazı kişiler duygularını konuşarak ifade ederken bazı kişiler yazmak, fotoğraflara bakmak, yürüyüş yapmak veya sessiz kalmak gibi farklı yolları tercih edebilir.

Yasın tek bir doğru yaşanma biçimi yoktur.

Çocuklarda Yas Süreci

Çocuklar da kayıplardan etkilenir. Ancak çocukların ölümü ve kaybı anlama biçimleri yaşlarına, gelişim düzeylerine ve daha önceki deneyimlerine göre değişebilir.

Bazı çocuklar kayıp hakkında çok soru sorabilir. Bazıları ise kısa süre sonra oyun oynamaya devam edebilir. Çocuğun oyun oynaması veya günlük hayatına dönmesi, kayıptan etkilenmediği anlamına gelmez.

Çocuklarla konuşurken yaşanan durumun mümkün olduğunca açık ve anlaşılır bir dille anlatılması önemlidir. Çocuğun sorularına yaşına uygun cevaplar vermek, duygularını ifade etmesine izin vermek ve kendisini suçlamasına neden olabilecek ifadelerden kaçınmak gerekir.

Çocuğun davranışlarında uzun süreli ve belirgin değişiklikler görülmesi durumunda bir uzmandan destek almak faydalı olabilir.

Ergenlik Döneminde Yas

Ergenlik dönemindeki bireyler kaybı yetişkinlerden farklı biçimlerde yaşayabilir. Yoğun üzüntünün yanında öfke, içe kapanma, arkadaşlardan uzaklaşma veya tam tersine sürekli sosyal olma isteği görülebilir.

Bazı ergenler duygularını aileleriyle paylaşmak yerine arkadaşlarına veya kendi iç dünyalarına yönelmeyi tercih edebilir.

Bu dönemde gencin yaşadığı duyguları küçümsememek ve “güçlü olmalısın” gibi ifadelerle duygularını bastırmaya yönlendirmemek önemlidir.

Yas Sürecinde Çevrenin Rolü

Yas yaşayan bir kişinin çevresinden gördüğü destek sürecin önemli parçalarından biridir.

Ancak bazen iyi niyetle söylenen bazı cümleler kişinin kendisini anlaşılmamış hissetmesine neden olabilir.

“Artık üzülme.”

“Zamanla geçer.”

“Güçlü olmalısın.”

“Hayat devam ediyor.”

gibi ifadeler kişinin yaşadığı duyguyu hızlıca ortadan kaldırmasını bekliyormuş gibi algılanabilir.

Bunun yerine kişinin yanında olmak, onu dinlemek ve ihtiyaç duyduğunda destek sunmak daha anlamlı olabilir.

Bazen yas yaşayan bir kişiye yardımcı olmanın en önemli yolu herhangi bir çözüm üretmeye çalışmadan onu dinlemektir.

Yas Süreci Ne Kadar Sürer?

Yasın belirli ve herkes için geçerli bir süresi yoktur.

Bazı kişiler zaman içerisinde günlük yaşamlarına daha kolay şekilde uyum sağlarken bazı kişilerde kaybın etkileri daha uzun süre devam edebilir. Özellikle kaybedilen kişiyle ilişkinin niteliği, kaybın nasıl gerçekleştiği, kişinin önceki yaşam deneyimleri ve sosyal destek kaynakları yasın nasıl yaşandığını etkileyebilir.

Burada önemli olan yalnızca geçen zaman değil, kişinin zaman içerisinde nasıl bir değişim yaşadığıdır.

Kişinin zaman geçtikçe kaybıyla birlikte yaşamayı öğrenebilmesi ve günlük hayatını yeniden oluşturabilmesi önemli bir gelişmedir. Bununla birlikte bazı dönemlerde özlem ve üzüntünün yeniden yoğunlaşması da mümkündür.

Örneğin ölüm yıl dönümleri, doğum günleri, bayramlar veya kaybedilen kişiyle ilişkili özel günler duyguların yeniden yoğunlaşmasına neden olabilir.

Bu durum kişinin “başa döndüğü” anlamına gelmez.

Yas Sürecinde Ne Zaman Profesyonel Destek Alınabilir?

Yas doğal bir süreç olsa da bazı durumlarda profesyonel destek almak kişinin süreci daha sağlıklı bir şekilde ele almasına yardımcı olabilir.

Özellikle yoğun duygusal sıkıntının uzun süre devam etmesi, kişinin günlük yaşamını sürdürememesi, sosyal çevresinden tamamen uzaklaşması, iş veya okul hayatında belirgin işlev kaybı yaşaması ya da yaşadığı duygularla baş etmekte zorlanması durumunda bir uzmana başvurmak değerlendirilebilir.

Profesyonel destek almak, kişinin yasını “yanlış yaşadığı” anlamına gelmez.

Aksine, kişinin yaşadığı kaybı anlamlandırmasına, duygularını tanımasına ve değişen yaşam koşullarına uyum sağlamasına yardımcı olabilecek bir destek alanı oluşturabilir.

Yas Unutmak Değildir

Yas süreci hakkında en önemli noktalardan biri, iyileşmenin kaybedilen kişiyi unutmak anlamına gelmemesidir.

Bir kaybın ardından yaşam yeniden şekillenir. Kişi zaman içerisinde günlük hayatına devam edebilir, yeniden gülebilir, yeni planlar yapabilir ve geleceğe dair umut hissedebilir.

Bunların hiçbiri kaybedilen kişiye duyulan sevginin veya özlemin sona erdiği anlamına gelmez.

İnsanlar kaybettikleri kişilerle ilgili anılarını ve ilişkilerinden kendilerine kalan anlamları yaşamlarının bir parçası olarak taşımaya devam edebilirler.

Bu nedenle yasın amacı geçmişi silmek değil, geçmişte yaşananlarla birlikte geleceğe doğru ilerleyebilecek yeni bir yaşam dengesi oluşturabilmektir.

Her Yasın Hikâyesi Farklıdır

Yas, herkes için farklı bir deneyimdir.

Aynı kaybı yaşayan iki kişinin bile olaydan etkilenme biçimi, duygularını ifade etme şekli ve günlük yaşamına yeniden uyum sağlama süresi birbirinden oldukça farklı olabilir.

Bu nedenle kişinin kendisini başka insanlarla karşılaştırması veya “Neden hâlâ böyle hissediyorum?” şeklinde kendisini yargılaması yerine, kendi sürecini anlamaya çalışması daha sağlıklı bir yaklaşım olabilir.

Bazen ilerlemek, geçmişi geride bırakmak değil; yaşanan kaybı hayatın bir parçası olarak kabul ederek yaşamaya devam edebilmektir.

Sonuç

Yas, hayatımızdaki önemli kayıpların ardından yaşanan doğal ve kişisel bir uyum sürecidir. Üzüntü, özlem, öfke, suçluluk, yalnızlık ve boşluk gibi birçok farklı duygu bu sürecin içerisinde yer alabilir.

Yasın belirli bir süresi veya herkes için geçerli tek bir yaşanma biçimi yoktur. Kişinin kendisine zaman tanıması, duygularını ifade edebilmesi, sosyal destek kaynaklarından yararlanması ve ihtiyaç duyduğunda profesyonel destek alması bu süreçte önemli olabilir.

Bir kaybın ardından yeniden gülmek, günlük yaşama dönmek veya geleceğe dair planlar yapmak yaşanan kaybı unutmak anlamına gelmez. Yas, çoğu zaman kayıpla birlikte değişen yaşamı yeniden anlamlandırma ve hayatın yeni koşullarına uyum sağlama sürecidir.

Eğer siz veya yakınınız bir kaybın ardından yaşanan duygularla baş etmekte zorlanıyor ve bu süreci anlamlandırmak konusunda desteğe ihtiyaç duyuyorsa, profesyonel destek seçeneklerini değerlendirebilirsiniz.

Koza Via Eğitim ve Kişisel Danışmanlık, bireylerin yaşamlarında karşılaştıkları zorlu dönemleri anlamlandırmalarına ve ihtiyaçları doğrultusunda destek almalarına yönelik danışmanlık hizmetleri sunmaktadır.